TÜRKÇE | ENGLISH

LEED Gold Sertifikasına Aday, Yeşil Hastane

Acıbadem Altunizade Hastanesi, "Enerji kullanımı ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik" sertifikası olarak adlandırılan LEED Gold sertifikasına aday yeşil bina olarak konumlandı. Bu sayede Acıbadem Altunizade; enerji ve suyu verimli kullanan, doğal kaynak kullanımına özen gösteren, çevreye zarar vermeyen bir hastane olarak hizmet veriyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR ARAZİ VE LOKASYON
SU VERİMLİLİĞİ
ENERJİ VERİMLİLİĞİ
MALZEME ve KAYNAKLAR
İÇ MEKAN KALİTESİ VE KULLANICI KONFORU
  • Acıbadem Altunizade Hastanesi projesi, sağlıklı ve ekolojik bir yaşam çevresi oluşturma prensibiyle ele alındı. Arazi içerisinde bitkilendirme, bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun türlerde yapıldı.
  • Karbon emisyonlarının düşürülmesi hedeflenirken, Acıbadem Altunizade Hastanesi binasına yakın yürüme mesafesindeki otobüs durağı ile, hastane ziyaretçileri toplu taşımaya teşvik edildi.
  • Hastane çalışanları ve ziyaretçiler için bisiklet parkları, bina girişlerine yakın mesafelere konumlandırıldı.
  • Otoparklarda düşük emisyonlu araçlar için öncelikli park yerleri ve elektrikli araçlar için şarj istasyonları ayrıldı.
  • Yerel ve adapte olmuş bitkiler ile biyoçeşitlilik sağlayan peyzaj tasarımı yapıldı.
  • Çatıda ve sert zeminlerde açık renkli kaplama tipleri tercih edilerek, ısı adası etkisinin azaltılması hedeflendi.
  • Yağmur suyunun çatılardan ve sert zeminlerin bir kısmından toplanması ile şiddetli yağmur anında yağmur suyu şebeke yükü azaltılması hedeflendi.
  • Proje peyzaj tasarımında mümkün olduğunca bölgenin iklimine uygun, az su tüketen bitki tipleri tercih edilerek peyzaj su tüketiminde, toplanan yağmur suyunun kullanımı ile şebeke suyunun kullanılmaması hedeflendi.
  • Az su tüketen verimli batarya ve rezervuarlar kullanılarak ve toplanan yağmur suyunun bir kısmının rezervuarlarda kullanılması ile su tüketiminde %30 tasarruf hedeflendi.
  • Bina ekipmanları ve soğutma kuleleri su verimli seçilerek hastanelerde yoğun su tüketimine neden olan ekipmanlarda harcanan şebeke suyu miktarının azaltılması hedeflendi.
  • Projede %30 enerji tasarrufu hedeflendi.
  • Mekanik ve elektrik sistemlerinin bina kullanımı öncesi çalışımı denetlenerek ve testlerle ölçülerek, istenilen verim düzeylerinin kontrolü hedeflendi.
  • Binanın inşaatı sırasında çıkan atıkların büyük bir kısmı geri dönüşüme ve/veya geri kullanıma gönderilerek atık sahasına giden miktarların %75 oranında azaltılması hedeflendi. Bu kapsamda inşaat sürecinde çıkan tüm evsel atıklar ve geri dönüştürülebilir atıklar düzenli olarak takip ediliyor.
  • Proje kapsamında Geri Dönüştürülmüş İçerikli Malzeme ve Yerel Malzeme kullanımına özen gösterilmesi hedefleniyor.
  • İşletme sırasına geri dönüştürülebilir atıklar ayrı toplanarak geri dönüşüme gönderiliyor.
  • Malzemelerin yaşam döngüsünde Persistent Bioaccumulative and Toxic (PBTs) kimyasallar yayılmasının azaltılması hedeflenerek uygun lamba ve malzeme seçimleri yapıldı.
  • İç mekan kirliliğini önlemeye yönelik olarak tüm ana girişlere paspaslar yerleştirildi ve zehirli gaz içerikli çöp odası mahallerinin ayrı egzozu yapıldı.
  • Bina ses izolasyonu ve oda gürültü seviyeleri için uygun tasarım ile gürültü ve rahatsız edici seslerden arındırılmış ortamlar kurgulanarak hastaların iyileşme sürecine yardımcı olunması amaçlandı.
  • Mahallelerde ASHRAE standardına uygun sıcaklık set değerleri belirlendi.
  • Blok kullanıcılarının ve içerisinde yaşayacak kişilerin konforu ve sağlığı, LEED sisteminin değerlendirdiği ana öğelerdendir. Bu kapsamda binada inşaat esnasında iç mekanlarda, içeriğindeki VOC (uçucu organik zararlı bileşik) oranları uluslararası limitlere uygun olan yapı kimyasalları (boya, astar, yapıştırıcı, macun v.s.) tercih edildi.
  • Hastane tasarımında gün ışığından en üst düzeyde faydalanılması amaçlandı. Bu sayede hem aydınlatmaya harcanan enerjinin azaltılması, hem de gün ışığının iç mekanlarda yaşayanların üzerindeki olumlu etkilerinin kullanılması hedeflendi. Ayrıca bina cephe tasarımı yapılırken, bina kullanıcılarının dış mekanları oturdukları yerden rahatlıkla görebilmelerine dikkat edildi.

Neden Çevre Dostu Binalar Yapıyoruz?

Yeşil Binalar ile; başta enerji ve su tasarrufu olmak üzere, atıkların azaltılması, iç mekan hava kalitesinin artırılması, bina kullanıcısının rahatının ve veriminin artırılması ile çalışanların sağlık giderlerinin azaltılması, düşük işletme ve bakım maliyetleri mümkün olmaktadır.

Çevre Dostu (Yeşil Bina) Sertifikasyonu LEED "Leadership in Energy and Environmental Design"

1998 yılından itibaren uygulanmaya başlanan LEED sertifika sistemi, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş bir çevre dostu bina sertifikasyon sistemidir.

LEED sistemi, tasarım sürecinden başlayarak binanın tamamlanmasına kadar devam eden, uzun bir süreçtir. Bu süreçte, birden çok disiplini ilgilendiren konuları kapsamaktadır. LEED sisteminin değişik bina tiplerine uygun, halen yürürlükte ve geliştirilmekte olan değişik kategorileri vardır. Bunlar şöyledir;

Yeni Binalar (New Construction)

Çekirdek ve Kabuk (Core & Shell)

İç Mekanlar (Commercial Interiors)

Okullar (Schools)

Varolan Binalar: Operasyon ve Bakım (Existing Buildings: Operation & Maintenance)

Müstakil Evler (Homes )

Hastane ve Klinikler (Healthcare)

Mağazalar (Retail New Construction / Retail Commercial Interiors)

Mahalleler (Neighbourhood Development )

LEED sistemi binaları aşağıdaki 7 alt başlık altında inceleyip değerlendirir:

1. Sürdürülebilir Arazi

2. Su Verimliliği

3. Enerji ve Atmosfer

4. Malzemeler ve Kaynaklar

5. İç Mekan Yaşam Kalitesi

6. İnovasyon

7. Yerel Önem Sırası

Her bir alt başlığın altında önkoşullar ve kredi tanımları vardır. Öncelikle önkoşullara uygunluk sağlanır, daha sonra her bir kredi altındaki puanlar toplanılır. Proje bu alt başlıklarda topladığı puanlara göre Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin düzeyinde ödüllendirilir.

Alınan puanların toplamına göre sertifika seviyeleri şöyledir:

Sertifikalı: 40-49 puan

Gümüş: 50-59 puan

Altın: 60-79 puan

Platin: 80-110 puan

LEED başlıkları kapsamında:

Toplu taşımanın ve alternatif ulaşım sistemlerinin özendirilmesi,

Su tasarrufu ve suyun verimli kullanılması için birtakım metotların uygulanması,

Tasarımın ve sistem seçiminin enerji verimliliğinin arttırılması yönünde yapılması,

İç hava kalitesinin arttırılması ve kontrolü,

İnsan sağlığına zararlı uçucu maddelerin, sigara dumanının engellenmesi ve iç ortamdan uzaklaştırılması,

Günışığından faydalanma gibi konular değerlendirilir ve puanlanır.

Çevre Dostu Binalar

Küresel ısınma ve temiz su arzı gibi çevresel sorunların giderek ciddi boyutlara ulaştığı bugünlerde çevre dostu / sürdürülebilir bina konsepti giderek popüler bir hale gelmektedir.

Araştırmalara göre dünyadaki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ı, su tüketiminin ise yaklaşık yüzde 30’u binalardan kaynaklandığı ortaya konulmuştur. Ayrıca insan hayatının yaklaşık yüzde 90’ı binalarda geçmektedir. Bütün bu sebepler, daha az kaynak tüketen, daha verimli, daha yaşanabilir çevre dostu binalara olan gereksinimi ön plana çıkartmaktadır. Çevre dostu binalar sadece enerji ve su tasarrufu sağlamamaktadır. Bina sakinlerinin sağlığına ve konforuna da büyük önem verilmektedir.

Çevre dostu binalar tasarlanırken iç mekan hava kalitesi, doğal aydınlatma, sıcaklık ve nem kontrolü, atık yönetimigibi insan sağlığını direk etkileyen unsurlar planlanmakta, ayrıca inşaatında kullanılan yöntemler ile son kullanıcıya daha temiz bir ortam bırakılması hedeflenmektedir. Bazı yurt dışı kaynaklı araştırmalara göre, çevre dostu binalarda çalışan veya yaşayanların diğer binalardakilere göre daha az hastalandıkları ve çalışma performanslarının daha yüksek olduğu görülmektedir.

Neden Çevre Dostu Binalar Yapıyoruz?

Geleneksel yöntemler ile inşa edilen binalar, enerji ve malzemenin %70’ini, suyun %17’sini, ormanların %25’ni tüketirler ve %33 CO2 (karbondioksit) emisyonunu arttırırlar. Geleneksel binalarda sadece %5 oranında geri dönüşümlü malzeme kullanılmaktadır.

Yeşil Binalar ile başta enerji ve su tasarrufu olmak üzere, atıkların azaltılması, iç mekan hava kalitesininartırılması, bina kullanıcısının rahatının ve veriminin artırılması ile çalışanların sağlık giderlerinin azaltılması, düşük işletme ve bakım maliyetleri mümkün olmaktadır.

Ortalama olarak Yeşil Binalar, diğer binalara göre %30 civarında daha az enerji tüketirler.

Yeşil Binaların su tüketimi de oldukça düşüktür; susuz pisuvarlar, verimli rezervuar, lavabo ve duş bataryaları kullanarak %50’ye yakın su tasarrufu sağlanabilmektedir. Yeşil projelerde peyzaj alanlarında çeşitli stratejiler izlenerek %50 su tasarrufu kolaylıkla sağlanabilmektedir.

Leed Gold sertiftikası almaya aday Acıbadem Altunizade’yi keşfedin.

Detaylı Bilgi >>